Bilgisayarın şarjı neden çabuk biter ?

laptop-batarya
Günümüzde en sık kullanılan bilgisayar türü olarak dizüstü bilgisayarlar mevcut. Her yere taşıyabildiğimiz ve neredeyse her boktadan internet erişimi sağladığımız bu bilgisayarlar bir çok özelliği ile haytımızı kolaylaştırıyor. Tanışabilir olmasının yanında bir de elektrik olmadan çalışabilmeleri en üstün özelliklerinden denebilir. Peki ama neden bir dizüstü bilgisayarın şarjı hemen biter ? Şarj, bir dizüstü bilgisayarın olmazsa olmazıdır fakat bazı nedenlerden dolayı şarj olmasını sağlayan batarya, yani pil olması gerekenden daha hızlı boşalır.Bunun nedenleri ise:

1- Pil takılı ile aynı zamanda bilgisayarın prize takılı olması ve o şekilde kullanılması
2- Süreli şarja takıp çıkartmak
3- Pil güücnde iken çok fazla USB cihazı bilgisayara bağlamak
4- Pil tam dolmadan çıkartmak

Bu gibi nedenlerden dolayı bilgisayarların pili ne kadar yüksek teknoloji ile üretilmiş olursa olsun normalden daha hızlı bitmeye başlar. Yukarıda belirtilen maddeler en önemlileridir. Sıcaklık basınç gibi unsurlarda pilinizi etkiler.

Youtube Ses Kitaplığı Nedir ?

Youtube bildiğimiz üzre video paylaşım platformudur. Her kullanıcı dilediği videoyu paylaşabilirken kimileri telif hakkına takılır, kimileri yaş sınırına takılır, kimileri ise yasak olduğu için silinir. Ama genelde videonuz sürekli telif hakkından dolayı silinir. Videonuz size ait olsa içeriğinde kullandığınız bir müzik, bir ses efekti videonuzun tamamen çöp olması için yeter de artar bile. Youtube bu masumane işlemi yapan kullanıcılar için “Ses Kitaplığı” adı altında bir bölüm oluşturmuş. Burada bulunan Müzik, Ses efekti ve Reklam Destekli Müzik’leri dinleyip projenizde kullanmak için indirebilirsiniz. Buradan indirdiğiniz dosyalar YouTube telif hakkı zincirine takılmadan rahat bir şekilde videonuzun oynatılmasını sağlıyor. Şuan için pek fazla içerik olmasa da yine 50’nin üzerinde içerik mevcut.30kx6iv

Ecem Hotoğlu Kimdir ?

ecem

Ecem Hotoğlu kısa bir süre önce erkek arkadaşı tarafından müstehcen görüntüleri internet ortamında paylaşılmış, 14 yaşında bir kızdır. Hala internette görülen video ve resimler ihbar edilirken, Ecem bu durum hakkında suçlu olan tek kişinin erkek arakdaşı olduğunu iddia ediyor. 14 yaşında müstehcen şeyler yaşayan ve hala daha erkek arakdaşı tarafından bu görüntülerin internet ortamına yayıldığını bilerek yaşamını devam ettiren Ecem, kendi facebook profili üzerinden kendisini suçlayanlara bir yazı yazmış durumda. Daha 14 yaşında olduğu için video ve resimleri yasa dışı olarak kabul edilen Ecem’in bu içeriklerini http://webihbar.org.tr adresinden şikayet edebilir ve kaldırılmasını sağlayabilirsiniz. Ecem’in facebook üzerinden yazdığı yazı ise aşağıda:

“Demek istediğim bir şey var bu sene sınıfıma yeni biri geldi ismini vermek istemiyorum. İlk günler arkadaşça konuşuyorduk, bir süre sonra hoşlanmaya başladım. Bunu ona söylediğimde bende sana arkadaş gözüyle bakmıyorum demişti, çıkmaya başlamıştık. Başta her şey çok güzeldi. Kusursuzduk biz. Her tenefüs sıramıza oturur sarılırdık, öğle arası öküz gibi döner yerdik. Hiç kavga etmezdik. Aslında sıradandık ya, bizi kusursuz yapan da buydu. Benim için sadece sevgili değildi. En yakın arkadaşımdı, sırdaşımdı, abimdi. Sürekli beni arayanlar oluyordu internetten tanıyanlar filan. Alıyordu telefonu hepsine sövüp sayıyordu bir daha bu kızı aramayın diyordu kapatıyordu. Tam sahiplenen sevgili modeli yani. Bilmiyorum gerçekten inanmıştım ben sevdiğine. Bir gün fesat bir espri yapmıştım konu seksten açılmıştı aynen şöyle demiştim “Benim için seks özel bir şey, özel biriyle olmasını isterim. Sevdiğin insana dokununca mutlu olursun, bir fahişeye dokununca değil.” bende öyle düşünüyorum demişti. Biz çıkarken aramızda bir kızın lafı geçiyordu, yani arkadaşları diyordu bana “hala o kızı unutamadı” diye. Bende bir gün tesadüf telefonunda o kızın fotoğrafını gördüm, zaten görür görmez gözlerim doldu. Sarıldı ama sıkı sıkı. Zaten o bana sarılıp “dünya dikdörtgen” dese ben yine inanırım ki. Dedi işte “Ben o fotoğrafı onla çıkarken indirmiştim, artık umurumda değil.” diye. Kafama takmadım fazla, artık ben varım eskide kaldı o kız dedim geçtim. Bir gün kuzeninin evine gitmiştik orada oldu ne olduysa, işin aslı kafam iyiydi biraz, başka şeyler de vardı ama ayrıntı vermek istemiyorum. Yinede yanlış bir şey yaptığımı düşünmemiştim. Bana yanlış gelmiyordu. Sevdiğim insanla olmuştu, ilkimdi. Neyse, otobüse bırakacaktı saat geç olmuştu annemleri arayim bi merak etmesinler dedim telefonunu aldım. Bi baktım o kızın fotoğrafı var. O an kendimden nefret ettim. Yaptığım şeyden nefret ettim. Ondan nefret ettim. Kalp hastalığım var benim bide ilacım yoktu yanımda kriz geçirdim. Sakinleştirmeye çalıştı, parada yoktu yanımızda ilaç alacak. Nefes alamadım, başım döndü, burnum kanadı. Ne zaman o anı düşünsem sesini hala kulağımda hissederim “Ecemim, kurban olduğum, bitanem. Şimdi sakinleş. Çek elini yüzünden. Nefes al. Evine git şimdi bak, yarın istediğin tribi atarsın. Zaten şarjında az yolda kimseye ulaşamazsın, başına bir şey gelir merak ederim. Ben istemez miydim arabam olsun şimdi ben bırakayım seni.” ağlamaktan yüzüm kıpkırmızı olmuştu, saçım başım dağılmıştı, gözüm akmıştı simsiyah böyle. Yinede küçük bir mutlulukla gittim. Eve gidince beni ara demişti, gider gitmez aradım. Ama dediği tek şey “tamam” oldu. Ertesi gün okula gittiğimde sıraya yatmış arkadaşlarıyla konuşuyordu. Mutluydu ya, gülüyordu, kulağında kulaklık filan. Bir şey bekledim, yanıma gelmesini, konuşmasını. Yok. Sonradan anladım niye “şimdi git yarın istediğin tribi atarsın” dediğini mahallesinde kimse görmesin diyeydi, okulda zaten umurunda olmayacaktı. Zaten iki gün sonra o kızla çıkmaya başladı tekrar. 1 hafta sonra sınıfın erkekleri bana “böyle bir video varmış” dediler, 2-3 hafta içinde de tüm okula yayıldı. Haliyle okul değiştirmek zorunda kaldım. 3 okul değiştirdim ama 3’ünde de aynı şey oldu. Sürekli kavgalar, yok işte sen orospusun, patlaksın sen demeler. Bir gün videodaki çocuğun arkadaşıyla konuştuk vicdanı el vermemiş bana mesaj atmış. Meğer benle çıkarken 7 kızla daha çıkıyormuş, biz telefonda konuşurken cinsellikten konu açılınca hoparlörü açıp herkese dinletiyormuş, benle buluştuktan sonra yanına başka kızları çağırıyormuş, benle çıkarken başka bir kızın evinde kalıyormuş, hiç sevmemiş beni hep anlatmış işte orada sikicem burada sikicem diye. Hani ben o gün kriz geçirmiştim ağlamıştım ya sakinleştirmeye çalışmıştı o da bir sürü şey söylemişti. Aynı gün gitmiş arkadaşlarının yanına videoyu açmış izletmiş. Okuldan birine satmış videoyu. Bana o kadar saf iyi biri gibi geliyordu ki asla düşünmezdim bunları yapabileceğini. Hala da inanmak istemeyen bir tarafım var. Şuan çıksa yanıma gelse hiç hesap sormam belki “niye” demem. Sarılır uyurum sadece. Ama siz anlayamazsınız. Ben bütün bunları size kendimi ispatlamak için anlatmadım, ben sadece çok meraklı olduğunuz için en azından olayı bilerek yorum yapmanız için anlattım. Çünkü yukarıda anlattığım şey sadece olan olay. Ne fazlası, ne eksiği. Kendi sıkıcı hayatınızdan uzaklaşmak için insanların hayatlarına burnunuzu sokuyorsunuz ve bu gerçekten saçma bir şey. Siz asla benim yaşadığım şeyin ne kadar ağır olduğunu bilemezsiniz. O kadar iğrenç insanlarsınız ki üstünüze kusmak istiyorum, yaptığınız şeyin gerçekten farkında değil misiniz? Bir insanın hayatını bitirdiğinizin, tüm hayallerini elinden aldığınızın farkında değil misiniz? Şu sitede herkeste “popüler insanlar ön yargılı” düşüncesi var. Fakat benim 3 yıl boyunca maruz kaldığım tek şey siktiğimin ön yargısı. Hadi Ecem’le dalga geçelim. Aaa Ecem çıplak fotoğraf atmış. +50 beğeni kasana Ecem’in pornosunu atarım. Ecem’in nasıl bir açığını yakalarım da beğeni gelir. Hayat bu kadar kolay değil. Sandığınız gibi değil. Siz benim hayatımı bitiriyorsunuz 1 aylık eğlenceniz için. Gördüğüm kadarıyla umurunuzda da değil. Aldığım mesajlarda da açıkça yaşamamın bile hata olduğunu söylüyorsunuz zaten. Afedersiniz ama benim ailem bana destek oluyorsa bir şey demiyorsa size bok yemek düşer. Benimle birlikte cehenneme gelmeyeceksiniz, günahlarımın bedelini ödemeyeceksiniz. Öyleyse çenenizi kapatın”

Deprem olunca neden ne yapacağımızı şaşırırız ?

sirnak_silopide_deprem13534077010_h954263

Deprem dediğimiz doğal afet, çok büyük bir enerji açığa çıkaran bir olaydır. Yerkürenin hareketleri sonucu ortaya çıkan ve yer kabuğunun birbiri ile sürtünmesi ile açığa çıkan enerji onlarca nükleer bombanın patlaması kadar fazla enerji açığa çıkarır. Deprem olduğu zaman aklımızın başından gitmesi, ne kadar tercübeli olsak da bir anlık kendimizi kaybetmemizin nedeni isebu enerjidir. Deprem olduğunda yer yüzüne çok büyük bir manyetik alan açığa çıkar. Bu manyetik alan beyindeki denge sistemine zarar verdiği için bir anlık kendimizi kaybetmemize ve o an aklımıza hiçbirşeyin gelmemesine neden olur. Deprem olduğunda hayvanların bunu hissetmesi bizden daha iyi bir şekilde manyetik alanı farketmesidir.

Mide yanması neden olur ?

mide-yanması-gör-reflü

Mide yanması dünya üzerinde çoğu kişinin sorunlarından biridir. Midemiz bildiğimiz gibi bir çok maddeyi sindirebilirken bunu yapmak içinde bir çok maddeyi bünyesinde barındırır. Midemizdeki asit ve baz dengesinin bozulması midemizin yanması anlamına gelir. Peki neden midemizde asit ve baz bulunuyor ? Midemiz yediğimiz besinleri yakmak için asit kullanır. Fakat bu asit mideye her ne kadar mukus tabakası ile korumalı olsada zamanla zarar verir. Bu nedenle midemiz baz üreterek asit ve baz dengesini korumaya çalışır. Asit ve baz birleştiğinde ortaya su çıkar ve suyun midemize bir zararı yoktur. Mide yanması ise bu asit baz dengesinin bozulmasıdır. Bu denge bozulduğunda genelde süt ve soda içilir süt veya soda asit baz dengesini düzenleyici görev üstlenir ve içildiği anda midenizdeki yanma kısmi olarak geçer. Midenin asit baz değerini bozan etmenler ise elbette yediklerimizdir. Aşırı acı veya tuzlu yiyecekler midedeki asit dengesini en hızlı bozan etmenlerdir.

Zehirli ayakkabı nedir ?

Çin’de üretilmekte olan ve yapımında zehirli maddeler kullanılan bu ayakkabılar maalesef  yasadışı yollar ile Türkiye’ye giriş yaptı. Yaklaşık olarak 200 kişinin zehirlenmesine yol açan ayakkabı, içerisinde bulunan maddelerden dolayı ayak derisine ve cilde ciddi ve kalıcı hasarlar veriyor. Bu ayakkabıların zehirli olup olmadığı elbette anlaşılmıyor. Fakat neredeyse Türkiye’nin dört bir yanına yayınlmış olan ayakkabılar yeni yeni farkedilmekte ve şuan için gümrüklerimizde toplam 33 bin zehirli ayakkabı imha edilmiş durumda. Yetkililer ayakkabı alırken bilindik mağazalardan alınmasını ve aldıkları ayakkabının yan sanayi bir ayakkabı olmaması konusunda uyarı yaptı. Zehirli ayakkabılar orjinalleri ile çok büyük benzerlik gösteriyor fakat giyildiği zaman yaklaşık 1 hafta sonra arseniğin vücutta yapmış olduğu yara etkilerine benzer bir etki gösteriyor ve bunun sonucu cilt kanseri ve hatta ölüme kadar gidebiliyor. Eğer ayakkabının dilini kaldırdığınızda marka olarak uzakdoğu görünüyorsa bu ayakkabılardan uzak durmalısınız.

zehirli-ayakkabi-dunyasini-karartti-691342-664x354

Yüzdeki Sivilceler Nasıl Gider ?

ss

İnsan vücudu farklı yapıtaşlarından oluşmuştur. Yüzümün cildimize göre daha hassas ve daha kırılgan bir yapıya sahiptir. Vücudumuzda bulunan yağ çoğu zaman ter, sivilce ve benzeri çekilde atılır veya yakışır. Bu yazımızda yüzde oluşan sivilcelerin nasıl giderileceğini öğreneceğiz. Yüzde oluşan sivilceler sizin yediğiniz besinlerle aşırı bağlantılıdır. Bunun yanında yüzünüzü çok sık yıkayıp onarısı deriyi öldürmeniz de bu sivilcelere yol açar. Yapılan deneylerde sivilcenin en büyük ilacı salyangoz kremidir. Bu krem salyangozun yapıcı etkisinden yararlanarak yeniden hüçre üretimi ve düzelmesinden yararlanılır. Bu bağlamda sivilceleriniz dikkat etseniz dahi çıkıyor ise bu kremi deneyebilirsiniz.

Handikap Nedir ?

handikap11.jpg

Handikap ingilizce kökenli bir kelime olup anlamı “engel” demektir. Fakat çoğu zaman terimsel olarak kullanıldığından ingilizce konuşurken cümle içerisinde handikap’ı pek kullanmayız. Ticari anlamda ve genelde spor dallarında oynanan bahislerde karşımıza çıkan handikap’ın bir çok anlamı olduğunu aşağıda görebileceksiniz.

At yarışlarında handikap nedir?

At yarışlarında binicilerle eyerin toplam ağırlığının, atların koşuyu kazanma şansını etkileyecek biçimde ayarlanması.

İddaa’da handikap nedir?

Favori olan takımın maça 1-0 yenik olarak başladığını varsaymaktır

Asian Handikap nedir?

Asian handikap bahisleri maçtaki beraberliği bozmak adına verilen bir tür bahistir.

Whatsapp hangi bilgilerimizi topluyor ?

Dünyanın en çok kullanılan online mesajlaşma uygulaması Whatsapp, bildiğimiz gibi Facebook tarafından satın alındı. Peki satın alımdan önce ve sonrası için bizim hangi bilgilerimizi saklıyordu ?

whatsapp-hangi-bilgilerimizi-topluyor-705x290.png– Whatsapp öncelikle kişileri ve adresleri saklamadığını kullanım sözleşmesinde belirtiyor. Bu bilgiler telefonunuz ile entegreli ve sizden başka kime sizin veya kişilerinizin numarasını,adresini veya ismini öğrenemiyor.

– Mesajlarınız Whatsapp’ın depolama alanında saklanıyor fakat bu saklama işlemi sadece iletilmeyen mesajlar için geçerli oluyor ve mesajlar sadece 30 gün saklanıp daha sonra siliniyor. Ve iletilen mesajlar iletildiği anda depolama alanından siliniyor.

– Göndermiş olduğunuz resim, ses kaydı,video ve kamera kayıtlarınız hiçbir şekilde uygulamanın deposunda saklanmıyor. Fakat telefonunuzda bir yedek olarak saklanmaya devam ediyor.

 

Eğer gizlilik konusunda şüpheleriniz varsa iCloud özelliğini kapatarak kendinizi üvenceye alabilirsiniz. Fakat elbetteki çevirimdışı olan birine mesaj gönderemeyecek, okundu veya okunmadı iletisini almayacak, ve iletildi mesajı tarafınıza ulaşmayacaktır. Kısacası karşıdaki size cevap verene kadar mesaj gittimi gitmedimi bilemeyeceksiniz. Whatsapp, Facebook tarafından alındıktan sonra hiçbir değişiklikiğin lmayacağı söylenmişti. Bakalım ilerde ne gibi değişlikler olacak.

Öğretmenler günü ne zaman ?

26837589

24 Kasım 2014 tarihi öğretmenler günü olarak her sene kutlanmaktadır. Öğretmenler gününün tarihçesine bakacak olursak, 3 Kasım 1928’de yayınlanmış olan “Türk Harfleri Hakkında Kanun”la, en geç 6 ay içerisinde yeni alfabenin öğrenilmesinin zorunluluğu getirildi. 24 Kasım 1928’de yayımlanan Millet Mektepleri Teşkilatı Talimatnamesi’nde de Cumhurbaşkanının, 16-45 yaş arasındaki eski yazıyı bilmesi veya bilmemesi önemsenmeksizin herkese yeni alfabeyi öğretme zorunluluğu verildi. 1928 yılında Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmeni olduğu 24 Kasım, 1981 yılında “öğretmenler Günü” olarak benimsendi ve o günden sonra kutlanmaya başlandı.. Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

 

Öğretmenler Günü ile İlgili Özlü Sözler

* Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.

* Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve en değerli varlığıdır.

* Öğretmen bir  sanatkârdır, yarının temelini o attığı gibi, değerli kişilik hamuruna da biçim verir.

* Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.

* Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.

* Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur.

* Toplumların uygarlık düzeyi, öğretmene  verdiği değerle ölçülür.

* Geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.

* Dünyada her şeye kıymet biçilebilir. Ama öğretmenin eserine kıymet biçilemez. (Socrates)

* Yeryüzünde öğretmenlikten daha onurlu bir tanımıyorum. (Diyojen)

* Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir. (Eflatun)