kimya nedir

kimya nedir? organik kimya nedir? kimya? kimya mı yoksa fizikmi? bence en önemli faktör fizik ruh güzelliğine sonra bakarız.. Neyse konumuzun dışına çıkmayım. kimya nedir hakkında bir bilgi vereceğim.

Kimya, maddenin yapısını, özelliklerini, bileşimini, etkileşimlerini ve tepkimelerini araştıran bilim dalıdır. Moleküller arası ve moleküller kuvvetlerle, kimyasal bağlarla, tepkime kinetiğiyle ve kimyasal dengenin prensipleriyle ve benzeri konullarla ilgilenir. Kimya’nın ana alt bilim dalları, analitik, anorganik, organik kimya ve fizikokimyadır.

Maddenin özelliklerini en iyi şekilde ele alıyor olan bir bilim dalı olarak bilinmektedir. Kimya alanında çok kaliteli bir yapıya sahip birçok profesör yetişmiştir.

Kimya bilimi tarihsel olarak maddenin yapılarını en iyi şekilde ele almış bir bilim dalıdır ve simya alanında yararlanmaktadır. Maddenin cisimler arasındaki farklarını ortaya çıkarıyor olması ile beraber farklılıkları en iyi şekilde ortaya çıkarabilmektedir.

Periyodik tablo ile beraber yüzlerce maddenin değerleri ele alınmış ve bu elementlerin karışımı ile beraber meydana gelmekte olan detayları da incelemektedir.

İşletmeler açısından da önemli bir yapıya sahip olan kimya bilimi için sizlerde yatırımlarınızı dikkatli yaparak dışarıdan yüksek miktarlar ile alacağınız maddelerin üretimini ekonomik fiyatlar ile gerçekleştirebilirsiniz.

kimya nedir

unutkanlık nedenleri

unutkanlık nedenleri? unutkanlık sebepleri? unutkanlık için şifalı bitkiler ve unutkanlık tedavisi konusunda bilgiler veriyorum. Eğer unutkanlık sorunun varsa bu makaleyi dikkatlice oku. ÖĞREN!

Unutkanlık Nedenleri
Günümüzde unutkanlığın birçok sebebi olabilmektedir. İleri yaşlarda beyin hücrelerin azalması veya düşmesi ile doğrudan etkili bir yapıya sahip olduğu gibi beyin hücrelerinde yok olan hücrelerin yapısal olarak faktörlerinin yaşanıyor olması vardır.

En önemli etken ise beslenme yetersizliklerine bağlı olarak karşımıza çıkıyor olan b12 vitamini eksikliğinde tiroid bezlerinin salgılarını yetersiz bir şekilde üretmesi ile meydana gelebilir.

Kafa travmaları ya da beyin üzerinde yer alan tümörden dolayı ele alınabilir. Kalıcı olması ya da giderek ilerliyor olması gibi bir durum ile karşı karşıya kalmanız durumunda doğrudan doktor kontrolü altında tedavi sürecinin uygulanmasına özen göstermenizde fayda olacaktır. İlerlemesi halinde beyin dokularını yıpratır ve kalıcı bozukluklara sebebiyet verebilir.

Ne çok şeyi unutuyoruz bazen, değil mi? Anahtarlarımızı, cüzdanımızı, çok iyi tanıdığımız birinin ismini… Günlük hayatta o kadar çok uyarana maruz kalıyoruz ki, aslında hiçbir şeye tam olarak konsantre olamıyoruz. İşte bu nedenle uzmanlar, bu tarz unutkanlıklar günlük hayatımızı fazlasıyla etkiler halde değilse, endişelenecek bir şey olmadığını söylüyorlar.

Genç yaşta unutkanlık
Belli bir yaştan sonra unutkanlık başlamışsa, yaşlanmaya bağlı bunama kuşkusuyla nöroloğa başvurulması gerekiyor. Ancak psikiyatri uzmanı Dr. Hakan Atalay; genç yaşlarda, yani 40-50’li yaşlardan önce kalıcı ve günlük hayatı etkileyen unutkanlıklar yaşanıyorsa; beraberinde keyifsizlik, moralsizlik, konsantrasyon eksikliği, işten kaçınma hali gibi diğer belirtiler varsa, organik bir şey olma ihtimalinin çok daha düşük olduğunu, kişinin depresyonda olabileceğini belirtiyor. İşte bu durumda gidilecek adres, psikiyatri uzmanı oluyor.

Depresyon unutkanlaştırabilir
Uzmanlar, bunama, trafik kazası, kafa travması, menenjit geçirme gibi organik nedenleri tamamen dışlarsak, unutkanlığın çok sık görülen bir durum olmadığını belirtiyor. Dr. Hakan Atalay, unutkanlığın mutlaka başka belirtilerle birlikte görüleceğini; çoğu kez depresyon, kaygı bozukluğu ya da başka hastalıkların var olduğunu belirtiyor ve bu durumu şöyle örneklendiriyor:

Travma sonucu unutkanlık
“Kişi travmatik bir olay yaşamış ve sonra bu olayı unutmuşsa, yani sadece bu olaya özgü bir unutkanlıksa yaşadığı, bu psikolojik bir hastalık olarak değerlendirilebilir. Hastalığın tanısını koymak için öncelikle hikayesini çok iyi bilmek gerekir. Travma geçiren birinde unutkanlık varsa, onu psikolojik olarak yorumlamak doğru olmaz. Ruhsal bir travma yaşayıp yaşamadığı, herhangi başka bir hastalık olup olmadığı, ailede öykü olup olmadığı, başka belirtilerin varlığı, depresyon durumu gibi birçok etkeni araştırmak gerekir. Unutkanlık ciddi ve kalıcı bir biçimde devam ediyorsa, hastayı nöropsikolojik değerlendirmeden geçirmek, belki de nörolojiye yönlendirmek iyi olur.”

Ruhsal nedenlerden kaynaklanan unutkanlık
Unutkanlığın izole olarak tek bir hastalıkta görüldüğünü, bu hastalığın adının da “psikojenik amnezi (ruhsal nedenlerden kaynaklanan unutkanlık)” olduğunu belirten Dr. Atalay, bu hastalıkta psikoterapi ile travmanın konuşulması ve çözümlenmesine yönelik tedaviler uygulanması gerektiğini söylüyor. Depresyona bağlı unutkanlıklarda ilaç ve terapi ile depresyon tedavisi uygulanabileceğini ifade ediyor.

Uykusuzluk unutkanlık yapabilir
Unutkanlığın, ilişkileri etkilemeye başladığı, kişinin işini gücünü yapamaz hale geldiği, fonksiyonları aksamaya başladığı zaman bir hastalık olduğunu belirten Dr. Atalay, “Örneğin uykusuzluk bile konsantrasyon bozukluğu yapabilir ve bu da unutkanlığa yol açar. Kalıcı olursa ve günlük hayatı etkilerse müdahale etmek gerekir” diyor.

Hafızayı güçlendirme yolları
Nöroloji uzmanı Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl, hafızayı güçlendirmek için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:
Sağlıklı beslenmek ve bol su içmek,
Vücut açısından bazı maddelerin ve vücut sağlığının korunması beyin için gerekli olduğundan, ağır diyetler ve uzun süren açlıklardan kaçınmak,
Spor yapmak, özellikle yürüyüş,
Bulmaca çözmek (Ama sürekli olarak değil),
Kitap okuma, müzik dinleme gibi uğraşlara konsantre olmak, sosyal ilişkileri geliştirmek.

Çeşitli hastalıkların yanısıra modern yaşam tarzı da unutkanlığa neden olmaktadır. Yoğun stres, zihinsel yorgunluk da unutkanlığa neden olabilmektedir. Günlük hayatta çok fazla önemsemediğimiz unutkanlıklar ilerki yaşlarda bunamaya neden olabilir. Hergün bir fincan kahve içmek, bol bol bulmaca çözmek ve stresten arınmak unutkanlığa iyi gelir ve hafızamızın güçlenmesini sağlar. Beynimizin çok dolu oluğunu hissttiğimiz dönemlerde B6, B12 , folikasit, omega 3 E ve C vitaminlerinin fazlaca tüketilmesi yararlı olacaktır.
Bir bardak kaynar suya 10-15 gr. biberiye bitkisi konur 10 dk bekletilir ve günde 3 kere içilir.
Bir bardak kaynar suya 3 gr. kekik konur. 10 dk. bekletilir, günde 3 bardak içilir.
Hergün kuru üzüm, fıstık, ceviz ve biberiye yenilir.
Öğrencilere sınav öncesi zihin açıcı şu tarifi verebiliriz: 1 adet muz, 10 gr. ceviz, 1 veya 2 yemek kaşığı bal. Muzu halkalar halinde doğrayın, üzerine cevizleri dövrek serpin, cevizlerinde üzerine balı dökün. Bu karışımı sınavdan iki gün önce yapmaya başlayın. Günde 1 veya 2 kase yapabilirsiniz.

unutkanlık nedenleri

mikroskop nedir

İlkokulda başlayan mikroskop maceram lise yıllarımda bitti çok şükür. Peki mikroskop nedir? mikroskop ne işe yarar? mikroskop çeşitleri nelerdir? mikroskop nasıl kullanılır? gibi sorularıma kim cevap verecekti? Tabii ki onun cevabını da gene ben araştırarak buldum. Şimdi bu araştırmalarımı seninle paylaşıyorum.

Çıplak göz ile göremeyeceğimiz kadar küçük bir yapıya sahip olan canlıları rahat bir şekilde mikroskop ile görebiliriz. Böylelikle bilimsel anlamda rahat bir şekilde araştırmalar yapabilir ve bu küçük canlıların nasıl bir gelişim sürecine sahip olduğunu ya da ne şartlar altında üremelerinin yükseliyor olduğunu görebilirsiniz.

Dilerseniz bu konuda rahat bir şekilde deneyler yapabilir ve gözlemlerinizi sizlerde kâğıda dökebilirsiniz. Tercih edeceğiniz araştırmalar ile ilgili olarak dilerseniz bir alt yapı araştırması yapabilir ve bunun hemen akabinde ayrıntıları ele alabilirsiniz.

Mikroskop üzerinde yer alan bir takım detaylar vardır. Bunları ele alarak değerlendirme yapabilir ve kolay bir şekilde kullanımını sağlayabilirsiniz. En önemli parçalarından biri lam, lamel ve objektiflerdir.

mikroskop nedir
mikroskop nedir

ulu önder atatürk’ü saygıyla anıyoruz

Modern Türkiye’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 75. yıldönümü! Başkomutan ilk cumhurbaşkanımız ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu olmak bir yana ileri görüşlülüğü ve ülke gençlerinin bugün bile halen örnek aldığı örnek bir insan olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü sonsuza dek unutmayacağız.

Bugün bizler için bir yas günü olsa da ülke gençleri olarak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü asla unutmayacağız ve her zaman yaşatacağız.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bize kazandırdığı ilkelerden bahsetmek isterim öncelikle. Bunun nedeni ise bugünlerde en çok ihtiyacımız olan ilkeler olduğu içindir.

1 Temel ilkeler
– Cumhuriyetçilik
– Kavramın gelişimi
– Milliyetçilik
– Halkçılık
– Tarihçe
– Laiklik
– Devletçilik
– İçeriği ve gelişmesi
– İnkılapçılık

2 Bütünleyici ilkeler
– Ulusal bağımsızlık
– Ulusal birlik
– Çağdaşlık
– İnsan sevgisi
– Akılcılık
– Ulusal egemenlik

Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve bütün dünyanın örnek aldığı Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü tanımayanlar hakkında bilgisi olmayanlar için bir bilgi verelim.

Doğum Tarihi: 1881
Doğum Yeri: Selanik
Anne adı: Zübeyde Hanım
Baba adı: Ali Rıza Efendi
Rütbesi: Mareşal
Sonsuzluk: 1938~

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında detaylı bilgi:
Mustafa Kemal Atatürk (19 Mayıs 1881, Selânik – 10 Kasım 1938, İstanbul), Türk siyasetçi, asker ve devlet adamı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına önderlik yapmış ve TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir. Osmanlı mirlivası ve Türkiye’nin iki mareşalinden biridir. 1919 yılında başlattığı Kurtuluş Savaşı’nın önderliğini yapmış; daha sonra, modern Türkiye’yi oluşturan devrim ve reformları gerçekleştirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk Osmanlı Ordusu’nda subay olarak görev yapmış; Türk Orduları Başkomutanı olarak Sakarya Meydan Muharebesi’ndeki başarısından dolayı 19 Eylül 1921 tarihinde, “Gazi” unvanını almış ve mareşalliğe yükselmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurmuş ve ilk genel başkanı olmuştur. 1938 yılındaki vefatına kadar arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı olan Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı olmuştur.

1839’da Kocacık’ta doğduğu sanılan babası Ali Rıza Efendi aslen Manastır’a bağlı Debre-i Bâlâ’dandır. Babasının ailesi Arnavutlardan ya da 14-15. yüzyılda Anadolu’dan bölgeye göç etmiş olan Yörüklerdendir. Ailesi ile Selanik’e göç eden Ali Rıza Bey, burada gümrük memurluğu ve kereste ticareti yaptı. Ali Rıza Bey, 93 Harbi (1877-78) esnasında yerel birliklerde teğmenlik yapmıştı. Bu durum Atatürk’ün ailesinin kısmen de olsa Osmanlı’daki egemen elitlerden olduğunu gösterir.

Ali Rıza Bey, 1871 yılında 1857 yılında Selanik’in batısındaki Langaza’da çiftçi bir ailede doğan Zübeyde Hanım’la evlenmişti. Mustafa Kemal Atatürk, bu çiftin çocuğu olarak, Rumî 1296 (miladî 1881) yılında Selanik’te doğmuştur. Samsun’a çıktığı 19 Mayıs tarihini doğum günü kabul etmiştir. Fatma, Ömer, Ahmet, Naciye ve Makbule adlı beş kardeşinin ilk dördü küçük yaşta hayatını kaybetmiştir.

Öğrenim çağına gelen Mustafa’nın hangi okula gideceği konusunda annesi ile babası arasında anlaşmazlık çıkmıştı. Annesi Mustafa’nın Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebine gitmesini istiyor, babası ise o dönemki yeni yöntemlerle eğitim yapan seküler Mektebi Şemsi İbtidai’nde (Şemsi Efendi Mektebi) okumasını istiyordu. En sonunda önce mahalle mektebine başlayan Mustafa, birkaç gün sonra Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti. Atatürk, okul seçimindeki bu kararı için hayatı boyunca babasına minnettarlık duymuştur. 1888 yılında babasını kaybetti. Bir süre Rapla Çiftliği’nde annesinin üvey kardeşi[14] Hüseyin’in yanında kalıp hafif çiftlik işleriyle uğraştıktan sonra -eğitimsiz kalacağından endişe eden annesinin isteğiyle- Selanik’e dönüp okulunu bitirdi. Bu arada Zübeyde Hanım, Selanik’te gümrük memuru olan Ragıp Bey ile evlendi.

Şimdi müze olan Koca Kasım Paşa Mahallesi Islahhane Caddesi’ndeki ev 1870’te Rodoslu müderris Hacı Mehmed Vakfı tarafından yaptırılmış ve 1878’de yeni evlenen Ali Rıza Bey tarafından kiralanmıştır. Ancak o öldükten sonra Mustafa ve ailesi bu evden yanındaki 2 katlı, 3 odalı ve mutfaklı daha küçük eve taşınmışlardır.

Mustafa, seküler bir okul olan ve bürokrat yetiştiren Selânik Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu. Ancak muhitindeki askerî öğrencilerin üniformalarından da etkilenerek -annesinin karşı çıkmasına rağmen- 1893 yılında Selânik Askerî Rüştiyesi’ne girdi. Bu okulda Matematik Öğretmeni Yüzbaşı Üsküplü Mustafa Sabri Bey ona anlamı mükemmellik, olgunluk olan “Kemal” adını verdi. Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Bey (Yücekök), özgürlük düşüncesiyle genç Mustafa Kemal’in düşünce yapısını etkiledi. Mustafa Kemal Kuleli Askerî İdadisi’ne girmeyi düşündüyse de ona ağabeylik yapan Selânikli subay Hasan Bey’in tavsiyesine uyarak Manastır Askerî İdadisi’ne kaydoldu. 1896-1899 yıllarında okuduğu Manastır Askerî İdadisi’nde tarih öğretmeni Kolağası Mehmet Tevfik Bey (Bilge), Mustafa Kemal’in tarihe olan merakını güçlendirdi.

Bu tarihte başlayan 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’na gönüllü olarak katılmak istediyse de hem İdadi öğrencisi olduğu için, hem de 16 yaşında olduğundan dolayı cepheye gidememiştir. Bu okulu ikincilikle bitirdi. 13 Mart 1899’da İstanbul’da Mekteb-i Harbiye-i Şahane’ye girdi. Birinci sınıfı 27., ikinci sınıfı 11., üçüncü sınıfı 1902’de Mülazım bugünkü ismiyle Teğmen rütbesiyle 549 kişi arasından piyade sınıf sekizincisi (1317 – P.8) olarak bitirdi.Akabinde Erkan-ı Harbiye Mektebi’ne (Harp Akademisi) devam ederek 11 Ocak 1905’te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.

Cumhuriyet İlanı ardından geçilen cumhurbaşkanlığı seçiminde oylamaya katılan 158 milletvekilinin tamamının oyları ile Balâ, Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Atatürk kendi deyişiyle Türkiye’yi “muasır medeniyet seviyesine çıkarmak” amacıyla bir dizi köklü değişime imza attı.

1924 Anayasası gereğince TBMM 29 Ekim 1923’teki cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra üç defa daha (1927, 1931, 1935 yıllarında) Gazi Mustafa Kemal’i tekrar cumhurbaşkanlığına seçti. Atatürk’ün cumhurbaşkanlığı döneminde İsmet İnönü, Fethi Okyar ve Celâl Bayar başbakanlık yapmıştır. Bu dönem içerisinde en fazla süre görevde kalan ve en fazla hükûmet kuran isim İsmet İnönü’dür. Atatürk’ün cumhurbaşkanlığı süresince kurulan hükûmetler sırası ile 1. T.C. Hükûmeti, 2. T.C. Hükûmeti, 3. T.C. Hükûmeti, 4. T.C. Hükûmeti, 5. T.C. Hükûmeti, 6. T.C. Hükûmeti, 7. T.C. Hükûmeti ve 8. T.C. Hükûmeti’dir.